Kanun Numarası : 5846
Kabul Tarihi : 5/12/1951
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 13/12/1951 Sayı:
7981
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt:
33 Sayfa: 49
BİRİNCİ BÖLÜM
Fikir ve Sanat Eserleri
A) Tarif:
Madde 1 - Bu Kanuna göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür.
B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri:
I - İlim ve edebiyat eserleri:
Madde 2 - İlim ve edebiyat eserleri şunlardır:
1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir
şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade
edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması
koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
2. (Değişik: 1/11/1983-2936/1 md.) Her nevi rakıslar,
yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri
3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı
bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her
nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya
ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri,
mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan
düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi
bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.
II - Musiki eserleri:
Madde 3 - Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.
III - Güzel sanat eserleri:
Madde 4 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.)
Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan;
Madde 5 - Sinema eserleri şunlardır:
1. Sinema filimleri;
2. Öğretici ve teknik mahiyette olan veya günlük
olayları tesbit eden filimler;
3. Her nevi ilmi, teknik veya bedii mahiyette projeksiyon
diyapozitifleri.
Yukarda zikredilen eserler filim ve camdan başka
bir madde üzerine tesbit edilmiş olsa da projeksiyonla gösterildiği
takdirde sinema eserleri gurubuna girer.
Sırf beste, nutuk, konferans ve saireyi nakle yarıyan
filimler sinema eseri sayılmaz.
C) İşlenmeler:
Madde 6 - Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda
getirilipte bu esere nispetle müstakil olmıyan ve aşağıda başlıcaları
yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:
1. Tercümeler;
2. Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden
birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi;
3. Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin
filim haline sokulması veya filime alınmaya ve radyo ve televizyon ile
yayıma müsait bir şekle sokulması;
4. Musiki aranjman ve tertipleri;
5. Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere
sokulması;
6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan
eserlerinin külliyat haline konulması;
7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde
seçme ve toplama eserler tertibi;
8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma
ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir
araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla
faksimileler bundan müstesnadır.);
9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut
kısaltılması.
10. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir bilgisayar programının
uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması;
11. (EK: 7/6/1995 - 4110/3
md.) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin
seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan veri tabanları (Ancak, burada sağlanan
koruma, veri tabanı içinde bulunan verilere materyalin korunması için genişletilemez).
İşliyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna
göre eser sayılır.
Ç) Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler:
Madde 7 - Hak sahibinin rızasiyle umuma arzedilen
bir eser alenileşmiş sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde nüshaları
hak sahibinin rızasiyle satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir
şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış
sayılır.
5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2
nci fıkrası hükmü mahfuzdur.
İKİNCİ BÖLÜM
Eser Sahibi
A) Tarif:
I - Genel olarak:
Madde 8 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/4 md.)
Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden
aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana
getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin
edenlerdir. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.
Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları
mahfuz kalmak şartıyla, onu işleyendir.
Bir eserin yapımcısı veya yayımlayıcısı, ancak eserin
sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.
Sinematografik eserlerde; yönetmen özgün müzik bestecisi
ve senaryo yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri,
mali hakları, yapacakları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında
yapımcıya devredebilirler.
Sinematografik eserin birlikte sahipleri mali haklarını
devrettikten sonra, aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı taktirde yapımcı
tarafından eserin çoğaltımına, dağıtımına, kamuya arzına, kablolu iletimine,
televizyon ya da başka araçlarla yayımına, alt yazı yazılmasına ya
da dublajına itiraz edemezler.
II - Eser sahiplerinin birden fazla oluşu:
Madde 9 - Birden fazla kimselerin birlikte vücuda
getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda
getirdiği kısmın sahibi sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte
vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması
için diğerlerinin iştirakini istiyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın
iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların
kullanılmasında da uygulanır.
III - Eser sahipleri arasındaki birlik:
Madde 10 - Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda
getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi,
onu vücuda getirenlerin birliğidir.
Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır.
Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir
sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser
sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde
tek başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik
hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
B) Eser sahipliği hakkında karineler:
I - Sahibinin adı belirtilen eserlerde:
Madde 11 - Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel
sanat eserinin aslında,
o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını
kullanan
kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi yerlerde
veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad
şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer
ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.
II - Sahibinin adı belirtilmiyen eserlerde:
Madde 12 - Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11
inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlıyan ve o da belli değilse çoğaltan,
eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir.
Bu salahiyetler, 11 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki
karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde konferansı verene veya
temsili icra ettirene aittir.
Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak
sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet
hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Fikri Haklar
A) Eser sahibinin hakları:
I - Genel olarak:
Madde 13 - Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin
mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür.
Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin
bütününe ve parçalarına şamildir.
II - Manevi haklar:
1. Umuma arz salahiyeti:
Madde 14 - Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini,
yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran eser sahibi tayin eder.
Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan,
yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmıyan bir eserin
muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malümat verebilir.
Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı,
sahibinin şeref ve itibarını düşürecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına
salahiyet vermiş olsa bile eserin gerek aslının ve gerek işlenmiş şeklinin
umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Bu haktan sözleşme
ile vazgeçme hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı mahfuzdur.
2. Adın belirtilmesi salahiyeti:
Madde 15 - Eseri, sahibinin adı veya müstear adı
ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek
salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.
Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen
kopyelerle bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl
eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde
belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun
açıkça gösterilmesi şarttır.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı
ise, yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise,
hakiki sahibi, hakkının tesbitini mahkemeden istiyebilir.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/6 md.) Eser niteliğindeki mimari
yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine eser sahibinin
uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.
3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:
Madde 16 - Eser sahibinin izni olmadıkça eserde
veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler
yapılamaz.
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri
işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir
suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı
zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın
da yapabilir.
Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş
olsa bile şeref veya itibarını yahut eserinin mahiyet ve hususiyetlerini
bozan her türlü değiştirmelere muhalefet hakkını muhafaza eder. Bu haktan
sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür.
4. Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları:
Madde 17 - Çoğaltma veya işleme hakkının sahibi bu
hakların kullanılması için gerekli olan nispette eserden faydalanmayı,
aslın zilyedinden talep edebilir. Şu kadar ki, hak sahibi eserin kendisine
tevdiini istiyemez.
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Aslın maliki, eser
sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf
edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına
zarar veremez.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Eserin tek ve özgün
olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma
ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade
edilmek üzere eseri isteyebilir.
5. Hakların kullanılması:
a) Genel olarak:
Madde 18 - Mali hakların devamı süresi bitmiş olsa da, eser sahibi gerçek kişi ise yaşadığı ve tüzelkişi ise devam ettiği müddetçe 14, 15 ve 16 ncı maddeler gereğince haiz olduğu hakları kullanabilir. Mümeyyiz bulunan küçükler ve kısıtlılar bu hakları kullanmada kanuni temsilcilerinin rızasına muhtaç değildirler.
b) Hakları kullanabilecek kimseler:
Madde 19 - Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci
fıkralariyle kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit
etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin
ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse
sırasiyle sağkalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına,
kardeşlerine aittir.
Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıki fıkrada
sayılan kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında
tanınan hakları, mali hakların devamı süresince ve her halde eser sahibinin
ölümünden itibaren 50 yıl içinde kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre
salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya
halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati bulunduğunu
ispat şartiyle, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında
tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden fazla olup müdahale
hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna
en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı halleder.
(Değişik: 1/11/1983 - 2936/2 md.) 18 inci madde
ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz
veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen
süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde,
Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında
eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
III - Mali haklar:
1. Genel olarak:
Madde 20 - (Değişik: 1/11/1983 - 2936/3 md.)
Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve
tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş
bir eserden eser sahibine münhasiran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda
mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı
değildir. Bunlardan
birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.
Eser sahibinin meslek birliğine üye olması halinde,
yazılı yetki belgesinde belirttiği eseri ve ona ilişkin mali haklarının
takibi, teklif ücretlerinin tahsili, bu ücretlerin ve eserin dağıtımı meslek
birliği tarafından yapılır.
Yetki belgesiyle ilgili esas ve usuller Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan
mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser
sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir.
2. Çeşitleri:
a) İşleme hakkı:
Madde 21 - Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
b) Çoğaltma hakkı:
Madde 22 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/8 md.) Bir eserin
aslını veya işlenmelerini kısmen ya da tamamen çoğaltma hakkı, münhasıran
eser sahibine aittir.
Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması
ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen
ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü
ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin
uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar
hakkında da geçerlidir.
Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını
gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması,
iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.
c) Yayma hakkı:
Madde 23 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/9 md.)
Bir eseri, onun aslından veya işlenmesinden
çoğaltma ile elde edilmiş nüshalarını dağıtmak, kiralamak veya satışa çıkarmak
ya da herhangi bir biçimde ticaret konusu yapmak ve bu yoldan faydalanma
hakkı yalnızca eser sahibinindir. Yurt dışında çoğaltılmış kopyaların yurt
içine getirilmesi durumunda, eseri yayma ve faydalanma hakkı eser sahibinindir.
Kendi izni olmadan yapılan nüshaların ithalini yasaklama hakkı münhasıran
eser sahibine aittir.
Belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması
sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı ya da dağıtımı
yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı ya da kiralanması biçiminde yayımı,
kiralama ve kamuya ödünç verme hakkı saklı kalmak şartıyla, eser sahibine
tanınan yayma hakkını ihlal etmez.
ç) Temsil hakkı:
Madde 24 - Bir eserden, onun asıl veya işlenmelerini
doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle
umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle
faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden
başka bir yere her hangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.
(Ek: 1/11/1983-2936/4 md.) Temsil hakkı; eser sahibinin
veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler
çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce
kullanılamaz.
Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.
d) Radyo ile yayım hakkı:
Madde 25 - Bir eserden, onun asıl veya işlenmelerini radyo veya buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline yarıyan diğer teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan eserleri diğer bir radyo teşekkülünden naklen alarak ister telli, ister telsiz olsun tekrar yaymak veya oparlör yahut buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline yarıyan diğer teknik tesislerle umumi mahallerde temsil etmek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
3. Süreler:
a) Genel olarak:
Madde 26 - Eser sahibine tanınan mali haklar
zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci maddelerdeki haller dışında koruma süresinin
bitiminden sonra herkes, eser sahibine tanınan mali haklardan faydalanabilir.
Bir eserin aslı veya işlenmeleri için tanınan koruma
süreleri birbirine tabi değildir.
Bu hüküm 9 uncu maddenin birinci fıkrasındaki eserler
hakkında da uygulanır.
Koruma süresi, eserin alenileşmesinden önce cereyana başlamaz.
Forma veya fasikül halinde yayımlanan eserlerde
son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih, eserin aleniyeti tarihi sayılır.
Fasıla ile yayımlanan mütaaddit ciltlerden müteşekkil eserlerin her bir
cildi ile bülten, risale, mevkute ve yıllıklar gibi eserlerde aleniyet
tarihi bunlardan her birinin yayımlanma tarihidir.
Aleniyet tarihinden başlıyan süreler eserin ilk
defa alenileştiği veya dördüncü fıkraya göre alenileşmiş sayıldığı yıldan
sonraki senenin ilk gününden itibaren hesap olunur.
Eser sahibinin ölümünden itibaren başlıyan sürelerin
hesabında, eser sahibinin öldüğü seneyi takip eden yılın ilk günü başlangıç
tarihi sayılır. 10 uncu maddenin birinci fıkrasında zikredilen hallerde
süre, eser sahiplerinden son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra
başlar.
b) Sürelerin devamı:
Madde 27 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.)
Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve
ölümünden itibaren 70 yıl devam eder.
Sahibinin Ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma
süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.
12 nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma
süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi
bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun,
İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet
tarihinden itibaren 70 yıldır.
c) Türkçeye tercüme hususunda koruma süresi:
Madde 28 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/11 md.)
İlk defa Türkçe'den başka bir dilde yayımlanmış
olan bir ilim ve edebiyat eseri, yayımlandığı tarihten itibaren 70 yıl
içinde eser sahibi veya onun izniyle bir başka kişi tarafından Türkçe çevirisi
yapılarak yayımlanmamış ise, 70 yılın geçmesi ile Türkçe'ye çevrilebilir.
ç) El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve sinema eserlerinde süre:
Madde 29 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/12 md.)
El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve sinema
eserleri için koruma süresi, aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.
B) Tahditler:
I - Amme intizamı mülahazasiyle:
Madde 30 - Eser sahibine tanınan haklar, eserin ispatı
maksadiyle mahkeme ve diğer resmi makamlar huzurunda ve alelıtlak zabıta
ve ceza işlerinde bir muameleye konu teşkil etmek üzere kullanılmasına
mani değildir. Fotoğraflar, umumi emniyet mülahazasiyle veya adli
maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın, resmi makamlar veya
bunların emriyle başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir ve yayılabilir.
Eserin her hangi bir suretle ticaret mevkiine konmasını,
temsilini veya diğer şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya
kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri mahfuzdur.
II - Genel menfaat mülahazasiyle:
1. Mevzuat ve içtihatlar
Madde 31 - Resmen yayımlanan veya ilan olunan kanun,
tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması,
işlenmesi veya her hangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.
2. Nutuklar:
Madde 32 - Büyük Millet Meclisinde
ve diğer resmi meclis ve kongrelerde, mahkemelerde, umumi toplantılarda
söylenen söz ve nutukların, haber ve malümat verme maksadiyle çoğaltılması,
umumi mahallerde okunması veya radyo vasıtasiyle ve başka suretle yayımı
serbesttir.
Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı gerektirmediği
hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmiyebilir.
Bu söz ve nutukları birinci fıkrada zikredilenden
başka bir maksatla çoğaltmak veya diğer bir suretle yaymak eser sahibine
aittir.
3. Temsil serbestisi:
Madde 33 - Yayımlanmış bir eserin; umumi mahallerde,
munhasıran eğitim ve öğretim maksadiyle veya intifa kasdı olmaksızın meccanen
temsili serbesttir.
Aynı kaide safi gelirleri tamamen hayır gayelerine
tahsis edilen müsamereler hakkında da uygulanır.
Bununla beraber eser sahibinin ve eserin adını mütat
şekilde zikretmek icap eder.
4. Eğitim ve Öğretim için seçme ve toplama eserler:
Madde 34 - (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/13
md.) Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel
sanat eserlerinden, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde iktisablar
yapılmak suretiyle, hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis
edildiği anlaşılan seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir.
2 nci maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci
ve beşinci bentlerinde gösterilen neviden eserler, ancak seçme ve toplama
eserin münderecatını aydınlatmak üzere iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik,
hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar verir veya
eserden normal yararlanma ile çelişir şekilde kullanılamaz.
Münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanan ve
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanan (okul-radyo) yayımları için de
birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bütün bu hallerde eser ve eser sahibinin adı mütat
şekilde zikredilmek icap eder.
5. İktibas serbestisi:
Madde 35 - Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas
yapılması caizdir:
1. Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının
müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması;
2 - Yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif,
pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması;
3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış
diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderacatını
aydınlatmak maksadiyle bir ilim eserine konulması;
4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi konferans
veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer vasıtalarla
gösterilmesi.
İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır.
İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin
adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir.
6. Gazete münderecatı:
Madde 36 - Basın Kanununun
15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma
yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir.
Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya
iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı
sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete
ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle
yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale
ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasiyle
veya diğer bir suretle yayılması caizdir.
Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi
ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın
adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya
alameti zikredilmek icabeder.
7. Röportaj:
Madde 37 - Röportaj mahiyetinde olmak üzere günlük
hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret,
ses veya resim nakline yarıyan vasıtalara alınması caizdir. Bu şekilde
alınmış paraların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ile
yayınlanması serbesttir.
Alenileşmiş ilim ve edebiyat eserlerinden bazı parçaların
rÖportaj çerçevesini aşmamak şartiyle radyo vasıtasiyle yayınlanması caizdir.
III - Hususi menfaat mülahazasiyle:
1. Şahsan kullanma:
Madde 38 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/14 md.)
Bütün fikir ve sanat eserlerinin, yayımlanma veya
kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür.
Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan
zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.
Herkes birinci fıkra hükmü çerçevesinde musiki,
ilim ve edebiyat eserlerini işleyebileceği gibi başkasına da işletebilir.
Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda,
hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun
kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki
yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir.
Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin
programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez.
Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar
programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması
sözleşme ile önlenemez.
Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin
yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi,
çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada,
bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri
belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi
ve sınaması serbesttir.
Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile
diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri
elde etmek için,bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında
kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda,
bu fiillerin ifası
aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir:
1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar
programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya
onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi,
2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin,
(1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması,
3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için
gereken program parçaları ile sınırlı olması.
Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması ile
elde edilen bilgilerin;
1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini
gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına,
2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği
için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine,
3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar
programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları
ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına,
İzin vermez.
Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal
yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan
müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz.
2. Bestekarlara tanınan haklar:
Madde 39 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/15 md.)
Bir edebiyat eseri, ancak eser sahibinin yazılı
izniyle müzik eserinde kullanılabilir.
Herhangi bir müzik eserinde kullanılan her türden
güfte, libretto ve benzeri eserler bestelendiğinde, ortak eser kayıt, tescil
ve ticari dolaşıma konulmadan önce bu izin her aşamada belgelendirilir
ve hak sahipleri ile diğer ilgililer tarafından denetlenir.
Güftelerin, konser ve radyo-televizyon programlarına
konularak parasız dağıtılması ve ses taşıyıcılarının üstünde veya bunlarla
birlikte verilmek üzere bastırılması mümkündür. Bu imkanlardan yararlanan
kimse, edebiyat eserinin ve eser sahibinin adını belirtmek zorundadır.
3. Kopye ve teşhir:
Madde 40 - Umumi yollar, caddeler ve meydanlara,
temelli kalmak üzere konulan güzel sanat eserlerini; resim, grafik, fotoğraf
ve saire ile çoğaltma, yayma, umumi mahallerde projeksiyonla gösterme,
radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama caizdir. Bu salahiyet mimarlık eserlerinde
yalnız dış şekle munhasırdır.
Üzerlerine, sahibi tarafından sarahaten menedici
bir kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat eserleri, malikleri veya bunların
muvafakatiyle başkaları tarafından umumi mahallerde teşhir edilebilir.
Açık artırma ile satılacak eserler umuma teşhir
olunabilir. Umumi mahallerde teşhir edilen veya açık artırmaya konulan
bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler tarafından bu maksatlarla
çıkarılacak kataloğ, kılavuz veya bunlara benzer matbualar vasıtasiyle
çoğaltma ve yayma caizdir.
Bu hallerde, aksine yerleşmiş adet yoksa, eser sahibinin
adının zikrinden vazgeçilebilir.
4. Plak, video kasetleri ve ses kasetlerinin umumi mahallerde kullanılması:
Madde 41 - (Değişik: 1/11/1983-2936/6 md.)
Eser sahibinin izniyle, ses, görüntü veya ses ve
görüntü tekrarına yarayan vasıtalara alınmış bu umumi mahallerde temsil
edilmek üzere özel işaretlenmiş olan musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin
umumi mahallerde çalınması veya gösterilmesi suretiyle temsili mümkündür.
Ancak, özel olarak işaretlenmemiş plak, video kaset ve ses kasetlerinden
eser sahibinin veya yetkili kıldığı hallerde meslek birliğinin uygun bir
bedeli tazminat olarak isteme hakları saklıdır.
Bu tazminat miktarının tespiti, takibi, eser sahibi
ile meslek birliği arasında paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar;
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu ile meslek birliğinin görüşü alındıktan
sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yÖnetmelikle belirlenir.
IV - Hükümete tanınan yetkiler:
1. Meslek birliklerinin kurulması:
Madde 42 - (Değişik: 1/11/1983-2936/7 md.)
(Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/16 md.)
Eser sahipleri ve komşu hak sahipleri, üyelerinin ortak çıkarlarını korumak
ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller içinde bu Kanun ile tanınmış haklarının
takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak
üzere, Kültür Bakanlığnca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük
ve tip statülere uygun olarak meslek birlikleri kurabilirler. Alan tespiti
tüzük ile belirlenir.
Aynı alanda birden fazla meslek birliği kurulabilir. Her birlik ihtiyaçlar
doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir.
Değişik: (7/6/1995 - 4110/16 md.) Meslek birlikleri,
Kültür Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca onaylanan tip statüye
uygun olarak, bir üst kuruluş kurabilirler.
Meslek birlikleri ve federasyon özel hukuka tabi
tüzelkişilerdir. Üyeleri sermaye koymak, kar ve zarara, hukuki mesuliyete
iştirak etmekle yükümlü tutulamazlar.
Meslek birliklerinin ve federasyonun tip statülerinde
genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu, teknik - bilim kurulu ve
haysiyet kurulu mecburi organ olarak düzenlenir. Bu birliklerin ve federasyonun
kurulması, kontrolü; denetlenmesi ile ilk genel kurullarını toplayabilmeleri
için gerekli en az üye sayısı, diğer ihtiyari organları, kurullarının teşekkül
tarzı, üye sayısı ve görevleri üyeliğe girme, çıkma ve çıkarılma şartları,
şubelerini kurabilecekleri bölgelerin tespiti, yurt içi ve yurt dışındaki
kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri ile olan
ilişkileri, bu ilişkilerdeki hak ve yetkileri, üyeleriyle olan mali ilişkileri,
elde edilen telif ücreti ve tazminatların dağıtımı ve diğer usul ve esaslara
ilişkin hususlar; ilgili kuruluşların görüşleri alındıktan sonra Kültür
ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle belirlenir.
4/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun
21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 30, 37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65,
66, 67, 68, 69, 70 ve 90 ıncı maddeleri, bu maddeye göre kurulacak meslek
birlikleri ve federasyon için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanır.
Türk uyruklu eser sahiplerinin mali hakları, ülke
içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri dışında; başka birlik,
dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takip edilemez.
Radyo-Televizyon Yayınlarında Telif Hakkı (1)
Madde 43 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/17 md.)
Radyo-Televizyon yayınlarında kullanılan fikir ve
sanat eserlerine telif hakkı Ödenir.
- - - - -
(1) Bu madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
- - - - -
Her tür yayınlarda; tanıtım amacıyla kullanılan
eserin tümü üzerindeki hakları zedelemeyecek düzeydeki kısa tespitler için
eser sahiplerinden izin alınmaz ve herhangi bir ücret ödenmez.
Eserlerin herhangi bir bölümünün söz veya müzik
programlarını tanıtma, yardımcı dramatik unsur, sinyal, jenerik, geçiş
müziği ve benzeri maksatlarla kullanılması kısa tespit sayılır.
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun kısa dalga radyo
istasyonlarından yurt dışına yapılacak yayınlarda yararlanılan eserler
dolayısıyla eser sahiplerine ücret ödenmez.
3. Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi:
Madde 44 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/18 md.)
Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat eserlerinin
işaret, ses ve resimle tekrarına yarayan aletleri imal edenler ve basanlar;
bu Kanunun öngördüğü şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak, dağıtılacak
veya başka türlü ticaret mevkiine konacak bir eserin bütün nüshalarında
işaret ve seri numarası bulundurmakla müştereken yükümlüdürler.
Her türlü boş video kaseti, ses kaseti, kompakt
disk, bilgisayar disketi imal veya ticari amaçla ithal eden gerçek ve tüzel
kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde beşi geçmemek üzere
Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek, bir ay
içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın engeç yarısına kadar Kültür Bakanlığı
adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler.
Bakanlık, bu hesapta toplanan miktarın 3/4'ünü,
meslek birliklerinin temsil ettikleri hak sahiplerine dağıtılmak üzere
meslek birlikleri arasında paylaştırır. Meslek birlikleri bu parayı, Bakanlığın
onaylayacağı dağıtım planlarına gÖre hak sahiplerine dağıtır. Bakanlık
bu planları onaylarken, meslek birliklerince temsil edilen eserlerin özel
kopyalama miktarını gözönüne alır.
Bakanlık, bu miktarın geri kalan 1/4'ünü, kültürel ve sosyal amaçlarla
ve fikri haklara tecavüzün önlenmesi için kullanır.
Fikir ve sanat eserleri nüshalarının şahsi veya
umumi mahallerde temsil edilmek amacıyla kullanımlarına göre üzerlerine
konacak işaret ve seri numaralarına, bunu taşımayan nüshaların toplattırılmasına,
çoğaltılan ve dağıtılan nüsha sayısının kime bildirileceğine ve diğer hususlara
ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit
edilir.
4. Güzel sanat eserlerinin satış bedellerinden pay verilmesi
Madde 45 - 4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bendinde
sayılan güzel sanat eserlerinin asıllariyle 2 nci maddenin 1 inci bendinde
ve 3 üncü maddede sayılıpta yazarlarla bestecilerin el yazısiyle yazılmış
eserlerinin asıllarından biri eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir
defa satıldıktan sonra eser, koruma süresi içinde bir sergide veya açık
artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağazada satış konusu olarak elden
ele geçtikçe bu satış bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık
bir nispetsizlik bulunması halinde satıcıya her defasında, bedel farkından
münasip bir payı eser sahibine, bu ölmüşse miras hükümlerine göre üçüncü
dereceye kadar (Bu derece hariç) kanuni mirasçılarına ve eşine, bunlar
da yoksa mesleki birliğe vermek borcu bir kararname ile yükletilebilir.
Kararnamede:
1. Bedel farkının yüzde onunu geçmemek şartiyle
farkın nispetine göre tesbit edilecek bir pay tarifesi;
2. Bedeli kararnamede tesbit edilecek miktarı
aşmıyan satışların pay vermek borcundan muaf tutulacağı;
3. Eser nevileri itibariyle mesleki birliğin hangi
kolunun ilgili sayılabileceği;
gösterilir.
Satışın vukubulduğu müessese sahibi satıcı ile birlikte
müteselsilen mesuldür.
Cebri satış hallerinde pay ancak diğer alacaklar
tamamen ödendikten sonra ödenir.
Pay verme borcunun zamanaşımı, bu borcun doğumunu
intaç eden satıştan itibaren beş yıldır.
5. Devletin faydalanma salahiyeti:
Madde 46 - (Değişik: 1/11/1983 - 2936/10 md.)
Çoğaltma ve yayımı eser sahibi tarafından açıkça
men edilmemiş olan ve umumi kütüphane, müze ve benzeri müesseselerde saklı
bulunan henüz yayımlanmamış veya alenileşmemiş eserler, mali haklarla ilgili
koruma süresi dolmuş olmak şartıyla, bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna
ait olur. Bunlardan kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel vesair amaçla
yararlanmak isteyen kişi ve kuruluşların izin alacakları merci ve bunlardan
alınacak ücretlerle bu ücretlerin hangi kültürel gayelerde sarfedileceği
ve diğer hususlar, ilgili kuruluşların görüşü alındıktan sonra Kültür ve
Turizm Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle belirlenir.
6. Kamuya maletme:
Madde 47 - Bir kararname ile memleket kültürü için
önemi haiz görülen bir eser üzerindeki mali haklardan faydalanma
salahiyeti, hak sahiplerine münasip bir bedel ödenmesi suretiyle
koruma süresinin bitiminden önce kamuya maledilebilir.
Bu hususta karar verilebilmesi için eserin Türkiye'de
veya Türk vatandaşları tarafından Türkiye dışında yayımlanmış olması ve
aynı zamanda eser nüshalarının iki yıldan beri tükenmiş bulunması ve hak
sahibinin münasip bir süre içersinde bunun yenisini yayımlıyacağının da
ihtimal dışında görülmüş olması lazımdır.
Bu kararnamede:
1. Eser ve sahibinin adı;
2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere Ödenecek
bedel;
3. Mali hakları kullanacak makam veya müessese;
4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek
safi karın hangi kültürel gayelere tahsis edileceği;
yazılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Sözleşme ve Tasarruflar
A) Hayatta vaki tasarruflar:
I - Asli iktisap:
Madde 48 - Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine
kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya
gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.
Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer
bir kimseye bırakılabilir.
(Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda
getirilmemiş
veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır.
II - Devren iktisap:
Madde 49 - Eser sahibi veya mirasçılarından mali
bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir
kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını
diğer birine devredebilir.
İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse
hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır.
III - Sözleşmeler:
1. Vücuda getirilecek eserler:
Madde 50 - 48 ve 49 uncu maddelerde sayılan tasarruf
muamelelerine dair taahhütler, eser henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış
olsa dahi muteberdir.
Eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin
bütününe veya muayyen bir nevi'ine taallük eden bu kabil taahhütleri taraflardan
her biri, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere feshedebilir.
Eser tamamlanmadan önce, eser sahibi ölür veya tamamlama
kabiliyetini zayi eder, yahut kusuru olmaksızın eserin tamamlanması
imkansız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden münfesih
olur. Diğer tarafın iflas etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı
mali hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın
imkansız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm caridir.
2. İlerideki faydalanma imkanları:
Madde 51 - İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine
tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından
kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır.
İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün
genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden
vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı
hüküm caridir.
IV - Şekil:
Madde 52 - Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
V - Tekeffül:
1. Hakkın mevcut olmaması:
Madde 53 - Mali bir hakkı başkasına devreden veya
kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini
Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce zamindir.
Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan
talepler mahfuzdur.
2. Salahiyetin mevcut olmaması:
Madde 54 - Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını
devre salahiyetli olmıyan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa
bile himaye görmez.
Salahiyeti olmaksızın mali bir hakkı başkasına devreden
veya kullanma ruhsatını veren kimse; salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın
vakıf olduğunu veya vakıf olması lazımgeldiğini ispat etmedikçe tasarrufun
hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükelleftir. Kusur halinde mahkeme;
hakkaniyet gerektiriyorsa daha geniş bir tazminata hükmedebilir.
Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan
talepler mahfuzdur.
VI - Yorum kaideleri:
1. Şümul:
Madde 55 - Aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair işlenmelerine şamil değildir.
2. Ruhsat:
Madde 56 - Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına
da aynı ruhsatı vermesine mani değilse (basit ruhsat), yalnız bir kimseye
mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat) tır.
Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat
basit sayılır.
Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar
hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanır.
3.Mülkiyetin intikali:
Madde 57 - Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki
mülkiyet hakkının devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, fikri hakların
devrini ihtiva etmez.
Bir güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını
haiz olan bir kimseden kalıp ve sair çoğaltma aletlerinin zilyedliğini
iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa, çoğaltma hakkını da iktisap
etmiş sayılır.
Bir sinema eserinin çoğaltılmış nüshaları üzerinde
mülkiyet iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa, temsil hakkını
da iktisap etmiş sayılır.
VII - Cayma hakkı:
Madde 58 - Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden
kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı
hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği
gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette
ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.
Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki
hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil
vermeye mecburdur.
Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız
olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser
sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine
lüzum yoktur.
Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine
lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma
ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz
davası açılamaz.
İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa
veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde
iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir.
Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi
bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler
de hükümsüzdür.
VIII- Hakkın eser sahibine avdeti:
Madde 59 - Eser sahibi veya mirasçıları mali bir
hakkı muayyen bir gaye zımmında yahut muayyen bir süre için devretmişlerse
gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle ilgili hak, sahibine avdet
eder. Bu hüküm, başkasına devrine sözleşme ile müsaade edilmemiş olan mali
bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü yahut iflası halinde cari değildir;
meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın kullanılması, iktisap edenin şahsına
bağlı bulunsun.
Muayyen bir gaye zımmında veya muayyen bir süre
için verilen ruhsatlar birinci fıkrada sayılan hallerde son bulur.
B) Vazgeçme:
Madde 60 - Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine
kanunen tanınan mali haklardan, önceden vakı tasarruflarını ihlal etmemek
şartiyle, bir resmi senet tanzimi ve bu hususun Resmi Gazete'de ilanı
suretiyle vazgeçebilirler.
Vazgeçme, ilan tarihinden başlıyarak koruma süresinin
bitmesi halindeki hukuki neticeleri doğurur.
C) Haciz ve rehin:
I - Caiz olmıyan haller:
Madde 61 - İcra ve İflas Kanununun 24 ve 30 uncu
maddelerinin hükümleri mahfuz kalmak şartiyle:
1. Eser sahibinin veya mirasçılardan birinin
mülkiyeti altında bulunan henüz alenileşmemiş bir eserin müsvedde veya
asılları;
2. Sinema eserleri hariç olmak üzere birinci
bentte zikredilen eserler üzerindeki mali haklar;
3. Eser sahibinin, mali haklara dair hukuki
muamelelerden doğan paradan gayrı alacakları;
Kanuni veya akdi bir rehin hakkının, cebri icranın
veya hapis hakkının konusu olamaz.
II- Caiz olan haller:
Madde 62 - Aşağıdaki hükümler dairesinde:
1. Alenileşmiş bir eserin müsveddesi veya
aslı;
2. Yayımlanmış bir eserin çoğaltılmış nüshaları;
3. Eser sahibinin korunmaya layık olan manevi
menfaatlerini ihlal etmemek şartiyle alenileşmiş bir eser üzerindeki
mali hakları;
4. Eser sahibinin mali haklara dair hukuki
muamelelerden doğan para alacakları;
Kanuni veya akdi bir rehin hakkının, cebri icranın
yahut hapis hakkının konusunu teşkil edebilir.
Birinci fıkrada sayılan konulara dair rehin sözleşmesinin
muteber olması için yazılı şekilde yapılması lazımdır. Sözleşmede rehin
olarak verilenler ayrı ayrı gösterilmelidir.
Güzel sanat eserlerine ait kalıplar ve sair çoğaltma
vasıtaları, birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde
cebri icra tatbikı için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden
geçici olarak alınabilir.
Mimarlık eserleri hariç olmak üzere güzel sanat
eserlerinin asılları ve eser sahibine yahut mirasçılarına ait musiki, ilim
ve edebiyat eserlerinin müsveddeleri, birinci fıkranın üçüncü bendinde
yazılı mali haklar üzerinde cebri icra tatbikı için lüzumlu gÖrüldüğü nispette
zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir.
Ç) Miras:
I - Genel olarak:
Madde 63 - Bu Kanunun tanıdığı mali haklar miras
yolu ile intikal eder.
Mali haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılması
caizdir.
II - Müşterek eser sahiplerinden birinin ölümü:
Madde 64 - Eseri birlikte vücuda getirenlerden biri,
eserin tamamlanmasından yahut alenileşmesinden önce ölürse hissesi, diğerleri
arasında taksime uğrar. Bunlar, ölenin mirasçılarına münasip bir bedel
ödemekle mükelleftirler.
Miktar üzerinde uzlaşamazlarsa bunu mahkeme tayin
eder.
Eseri birlikte vücuda getirenlerden biri eserin
alenileşmesinden sonra ölürse diğerleri, ölenin mirasçılariyle birliği
devam ettirip ettirmemekte serbesttirler.
Devama karar vermeleri halinde, sağ kalan eser sahipleri
mirasçılardan birliğe karşı haklarının kullanılması hususunda bir temsilci
tayinini talep edebilirler.
Devama karar verilmediği takdirde birinci fıkra
hükümleri uygulanır.
III - Mirasçıların birden fazla oluşu:
Madde 65 - Eser sahibinin terekesinde bu kanunun tanıdığı mali haklar mevcut olupta Medeni Kanunun 581 inci maddesi uyarınca bir temsilci tayin edilmişse, temsilci, bu haklar üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya mecburdur.
BEŞiNCi BÖLÜM
Hukuk ve Ceza Davaları
A) Hukuk davaları:
I - Tecavüzün ref'i davası:
1. Genel olarak:
Madde 66 - Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan
kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebilir.
Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin
temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi
hakkında da dava açılabilir.
Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin
kusuru şart değildir.
Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını,
tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün
ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek
halin icabına göre tecavüzün ref'I için lüzumlu gÖreceği tedbirlerin tatbikına
karar verir.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet
ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir.
2. Manevi haklara tecavüz halinde:
Madde 67 - Henüz alenileşmemiş bir eser, sahibinin
rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı olarak umuma arzedildiği takdirde
tecavüzün ref'i davası, ancak umuma arz keyfiyetinin çoğaltılmış nüshaların
yayımlanması suretiyle vakı olması halinde açılabilir. Aynı hüküm, esere,
sahibinin arzusuna aykırı olarak adının konulduğu hallerde de caridir.
Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya
yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta
eser sahibi 15 inci maddede zikredilen tesbit davasından başka tecavüzün
ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan
çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur.
Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede
ilanı talep edilebilir.
32, 33, 34, 35, 36, 39 ve 40 ıncı maddelerde sayılan
hallerde yanlış veya kifayetsiz kaynak tasrih edilmiş veyahut hiç kaynak
gÖsterilmemişse ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Eser haksız olarak değiştirilmiş ise hak sahibi
aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
1. Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde
çoğaltılmasının, yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının menedilmesini
ve tecavüz edenin, tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalardaki değişiklikleri
düzeltmesini veya bunların eski haline getirilmesini talep edebilir. Değişiklik,
eserin, gazete, dergi veya radyo ile yayımı sırasında yapılmışsa
eser sahibi, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş
şekilde yayımlamış olan bütün gazete, dergi ve radyo idarelerinden
değişikliğin ilan yolu ile düzeltilmesini talep edebilir;
2. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/20 md.) Güzel sanat
eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığını
veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep
edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin veya
malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibi eseri
eski hale getirebilir.
3. Mali haklara tecavüz halinde:
Madde 68 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/21 md.)
Eser, hak sahibinin izni olmadan çevrilmiş, sözleşme
dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılmış, diğer bir
biçimde işlenmiş ya da radyo ve televizyon ile yayınlanmış, temsil
edilmişse; izni alınmamış eser sahibi, rayiç bedel itibarıyla, uğradığı
zararın en çok üç katını isteyebilir.
Bir eserden izinsiz çoğaltma yolu ile yarar sağlanıyorsa
ve çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa, eser sahibi; çoğaltılmış
kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını
veya maliyet fiyatını aşmamak üzere çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya
yarayan film, kalıp ve benzeri gereçlerin uygun bir bedel karşılığında
kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın
üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltma yoluna giden
kişinin yasal sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bir eserin izinsiz çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmışsa
veya satış haksız bir tecavüz oluşturuyorsa, eser sahibi tecavüz
edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkrada yazılı şıklardan
birini seçebilir.
Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı
onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve
yetkileri ileri sürebilir.
II - Tecavüzün men'i davası:
Madde 69 - Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine
maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir.
Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde
de aynı hüküm caridir.
66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dÖrdüncü fıkralarının
hükümleri burada da uygulanır.
III - Tazminat davası:
Madde 70 - (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/22
md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık
manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya
bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir.
Mali hakları haleldar edilen kimse,
tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde
tazminat talep edebilir.
Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze
uğrıyan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini
de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel
indirilir.
B) Ceza davaları:
I - Suçlar:
1. Manevi haklara tecavüz:
Madde 71 - (Değişik: 1/11/1983-2936/11 md.)
Bu Kanunun hükümlerine aykırı olarak kasten:
1. Alenileşmiş olsun veya olmasın, eser sahibi
veya halefinin yazılı izni olmadan bir eseri umuma arz eden veya yayımlayan,
2. Sahip veya halefinin yazılı izni olmadan,
bir esere veya çoğaltılmış nüshalarına ad koyan,
3. Başkasının eserini kendi eseri veya kendisinin
eserini başkasının eseri olarak gÖsteren veya 15 inci maddenin ikinci fıkrası
hükmüne aykırı hareket eden,
4. 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddelerdeki
hallerde kaynak göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı
kaynak gösteren,
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/23 md.) Kişiler hakkında
üç aydan bir yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya
kadar ağır para cezasına hükmolunur.